Aristoteles’in Ruh Üzerine adlı eseri, yalnızca Antik Yunan düşüncesinin değil, insanın ne olduğu sorusunu ciddiyetle ele alan bütün felsefe tarihinin kurucu metinlerinden biridir. Canlılık ilkesinin ne olduğu, ruh ile beden arasındaki ilişkinin nasıl anlaşılması gerektiği, duyumlama, imgeleme, düşünme ve bilmenin hangi zeminde mümkün olduğu gibi meseleler, bu eserde öyle bir açıklık ve yoğunlukla tartışılır ki metin, yüzyıllar boyunca yalnızca Aristoteles yorumcularının değil, insanı anlamaya çalışan hemen her düşünce geleneğinin temel başvuru kaynaklarından biri hâline gelir. Nitekim kitapta yer alan konular, ruhun tanımıyla başlayıp canlı varlıklardaki yetilerin ayrımına, duyuların işleyişine, ortak duyuya, imgeleme ve düşünceye, edilgin ve etkin zekâya, pratik zekâya ve canlı varlıkta hareketin nedenine kadar uzanan son derece geniş bir çerçeve sunar.
Ruh Üzerine, bugün bile canlılığın, algının ve zihnin mahiyetine dair tartışmaların merkezinde yer almayı sürdürür. Aristoteles burada ruhu, bedenden kopuk gizemli bir töz gibi değil, canlı varlığı canlı kılan ilke olarak ele alır; bitkisel hayatı, duyusal hayatı ve düşünceyi aynı bütün içinde, birbirini dışlamayan ama derecelenen yetiler olarak inceler. Bu yüzden eser hem doğa felsefesinin doruk noktalarından biri hem de klasik psikolojinin temeli olarak okunmayı hak eder. Ruhu konu alan sonraki yüzyılların büyük bölümü, ister onu sürdürsün ister ona itiraz etsin, bir şekilde bu metnin açtığı sorularla konuşur. Platon’dan Descartes’a, Aquinas’tan Husserl’e uzanan uzun düşünce hattında Ruh Üzerine’nin sürekli geri dönülen bir kaynak olarak kalması da bundandır.
Bu baskının önemli taraflarından biri de böylesine yoğun ve kavramsal bir klasik metnin ehil ellerde Türkçeye kazandırılmış olmasıdır. Çeviriyi gerçekleştiren Zeki Özcan, felsefenin farklı disiplinlerinde uzun yıllara yayılan bir akademik birikime sahip, klasik ve modern filozoflardan önemli çeviriler yapmış, özellikle dil felsefesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan bir isimdir. Türkiye Felsefe Derneği tarafından verilen 2020 Yılı Prof. Dr. Necati Öner Felsefeye Hizmet Ödülü’ne layık görülmüş olması da bu birikimin ayrıca altını çizer.
Kitaba eklenen “Çeviri Üzerine” ve “Giriş” bölümleri de bu baskının değerini artırıyor. Çeviri notlarında, Aristoteles’in De Anima’sının Batı düşüncesinde nasıl bir yer tuttuğu, farklı dillerdeki çevirilerin neden yalnızca dilsel değil aynı zamanda felsefi bir yeniden yorumlama olduğu ve özellikle Jules Tricot’nun çevirisinin modern Aristoteles yorumculuğunda nasıl bir dönüm noktası oluşturduğu ayrıntılı biçimde gösteriliyor. Giriş kısmı ise eserin, Aristoteles külliyatı içindeki yerini ve klasik psikoloji ile doğa felsefesi bakımından önemini berraklaştırıyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca metnin kendisini sunmakla kalmıyor; okuru metne hazırlayan, kavramsal güçlükleri görünür kılan ve eseri daha derinlikli biçimde kavramayı kolaylaştıran bir çerçeve de sağlıyor.
Bugün insanı yalnızca biyolojik bir organizma, yalnızca bilinç taşıyan bir özne ya da yalnızca düşünen bir varlık olarak tek boyutlu biçimde tarif etmenin yetersizliği giderek daha açık biçimde hissediliyor. Ruh Üzerine, tam da bu yüzden yeniden okunması gereken bir klasik. Canlılık, duyu, düşünce ve hareket arasındaki bağı, kavramları aceleyle basitleştirmeden, dikkatli ve katmanlı bir düşünceyle ele alıyor. Albaraka Yayınları’nın bu titiz baskısıyla Ruh Üzerine hem Aristoteles’i ilk kez okuyacaklar hem de klasik metinleri daha sağlam bir çeviri eşliğinde yeniden değerlendirmek isteyenler için sahici, güçlü ve kalıcı bir başvuru kaynağı olarak öne çıkıyor.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.