Türkiye’de yayıncılık faaliyetlerini tasnif edecek olursak; eğitim-öğretim yayınları, kültür yayınları, dinî yayınlar ve akademik yayınlar olarak kabaca dört ana yayın grubundan bahsedebiliriz. Eğitim-öğretim odaklı yayıncılık kendi içinde müfredat kitapları, soru-test kitapları ve son yıllarda giderek daha da artan çocuk kitaplarını içeren bir çeşitlilik sergiliyor. Kültür yayınları edebiyat başta olmak üzere sanatın muhtelif şubeleriyle ilgili metinleri ve genel düşünce eserlerini de içeren çok çeşitli bir yayın platformu. Dinî yayınlar -İslam özelinde- Mushaf basımından meal-tefsir kitaplarına, hadis kaynaklarından fıkıh-akaid metinlerine, tasavvufi eserlerden tarih kaynaklarına uzanan ve dua mecmualarından mübarek gün ve gecelerle ilgili eserleri de kapsayan muazzam bir çeşitliliğe sahip. Bu çeşitlilik kendi içinde teliften tercümeye, cep kitaplarından devasa külliyatlara uzanan türlerde farklı neşir tiplerini içeriyor. Akademik yayınlar ise diğerlerine göre muhatap kitlesi daha sınırlı olan, büyük ölçüde lisansüstü araştırmaların neşrinden oluşan, nitelikli ancak yaygın okunurluk kazanma şansı düşük bir yayın grubu. Biz “İslam İlimleri ve Düşüncesi Kitaplığı” adını verdiğimiz bu diziyi planlarken dinî yayıncılıkla akademik yayıncılığı bir araya getiren bir platform oluşturmayı hedefledik. Diziye başlarken, Asım Cüneyd Köksal ile her birbirimizin yıllar içerisinde aldığı notlar ve ileriye dönük planlar dâhilinde oluşturduğu listeleri bir araya getirerek ortak bir kitaplık oluşturma fikriyle yola çıktık.
Bu dizi için seçtiğimiz kitapların, İslami ilimlerin muhtelif şubelerini temsil eden, bunun yanında akademik bir bakışla da okunabilecek ve üzerinde konuşulabilecek eserler olmasına özen gösterdik. Seri dâhilinde neşredilen ve ilerleyen dönemlerde neşredilecek olan eserlerin, İslam ilahiyatının belli başlı meselelerini işleyen ve güncel akademik ilgilerle de kesişen bir muhtevaya sahip olmasını dikkate aldık. Bu eserler, çok sıkı ve dar anlamda birbirini tamamlayan metinler olmamakla birlikte, nihayetinde bir kitaplık teşkil edecek. Bu kitaplıkta yer alan her bir eser, İslam ilahiyatının muhtelif yönlerine ve konu başlıklarına ışık tutan bir içerik sunuyor.
Son yıllarda sergilenen ilmî mesai ve neşredilen eserlerde takip edilen anlatılar, bugün İslami ilimler ve İslam düşüncesi şeklinde iki farklı kavramı tedavüle sokmuş durumda. İslami ilimler dendiğinde evvelemirde tefsir, hadis ve fıkıh anlaşılırken; İslam düşüncesi dendiğinde kelam, tasavvuf ve felsefe akla geliyor. Tam adı konmasa da sanki külli-cüzi, nazari-ameli taksimi yapılarak iki grup birbirinden ayrılıyor. Sınırlar biraz genişletildiğinde fıkıh usulü ve dil bilimi de ikinci kısma dâhil ediliyor. Bu ayrım, kısmen izah edici olsa da İslam ilahiyat birikimini kavrayışın önünde bir bariyer hâline de gelmiş durumda. O yüzden biz diziye “İslam İlimleri ve Düşüncesi Kitaplığı” adını verirken her iki alanı da kuşatacak bir yayın vizyonuyla hareket edeceğimizi göstermek istedik.
Bugün ülkemizde dinî ilimler sahasında yürütülen neşir faaliyetlerinde ya klasik eğitimin müfredat metinleri ya da muhtelif ilimlere dair yazılmış ansiklopedik kitapların ağırlıkta olduğu bir yayın etkinliği var. Bu eserler okuyucuya standartlaşmış konular hakkında sistematik bilgiler sunuyor ancak özel ilgileri yahut merakları besleyecek, daha hususi başlıklara dair doyurucu bilgiler sunacak bir muhtevadan uzak kalabiliyor. Albaraka Yayınları ile çalıştığımız İslam İlimleri ve Düşüncesi Kitaplığı’nda yer alan eserler, İslami ilimlerin iç meselelerine dair doyurucu bilgiler sunmayı vaat ediyor. Mesela Niyet Hadisinin İki Şerhi kitabı güzel bir numune oldu. Kafiyeci ve Süyûtî’nin “Ameller niyetlere göredir” hadisi üzerine yazdığı şerhlerden oluşan bu eser, bu hadise dair okuyucunun merakını tatmine edecek açıklamalar içermekte. Dolayısıyla bizim neşretmeyi hedeflediğimiz kitaplar günümüz okuyucusuna daha hususi meraklar ve ilgiler üzerinden hitap edebilecek bir içerikle geliyor. Diğer taraftan, önemli konulara dair daha önceleri gözden kaçmış önemli metinleri de yayına hazırlamaktayız. Kelâmî-tasavvufi temalı kitaplardan fıkıh ve tarih içerikli metinlere kadar İslami ilimlere meraklı herkese hitap edebilecek kitaplar listemizde.
Çevirmenleri seçerken ilmî ehliyete, kaynak eserin diline ve tabii ki Türkçeye vukûfiyete önem gösteriyoruz. Daha önceki editörlük tecrübelerim esnasında metin tercümesiyle iştigal eden birçok kişinin iki dilden birine gereği kadar vâkıf olamadıklarını görmüş ve şöyle bir düşünceye kapılmıştım: Çevirmenler ikiye ayrılır; kaynak dili bilmeyenler ve Türkçeyi bilmeyenler. Bizim birlikte çalıştığımız çevirmenlerin gerek kaynak dile gerekse eserin ilgili olduğu ilmin ıstılah ve meselelerine hâkim olmalarına özen gösteriyoruz. Bunun için de ağırlıklı olarak İlahiyat tahsili almış ve bu alanda lisansüstü çalışmalarını sürdürmüş, metin yazma kabiliyeti olan çevirmenleri tercih ediyoruz.
Evet, tabii ki bilinçli bir tercihle böyle bir çeşitlilik içerisinde hareket ediyoruz. Herhangi bir ilim dalını yahut konu başlığını dikkate alıp diğerlerini göz ardı etmek gibi bir düşüncemiz yok. Dizinin belli bir hacme ulaşması durumunda -Allah’ın izniyle- eserlerin ilgili olduğu alanlarda birer alt-dizi oluşturmasını hedefliyoruz. Yani mesela fıkıhla ilgili metinler bu kitaplık içinde bir alt-dizi teşkil edebilecek.
Yukarıda 3. soruya cevap verirken belirttiğim gibi dizide yer alan metinler, standart ders kitapları yahut istikrar bulmuş bir içeriğe sahip ansiklopedik eserlerden ziyade, özel konu başlıklarına ve meselelere tahsis edilmiş kitaplar. Bu kitapları seçerken İslam ilim ve düşünce tarihinde belli bir itibar ve şöhrete ulaşmış âlimlerin eserlerinin yanı sıra henüz Türkiye okur kamuoyunda yeteri kadar tanınmayan âlimlerin eserlerini de dikkate alıyoruz. Bu eserler, güçlü muhtevalarına rağmen İlahiyat araştırmacılarının ve İslami ilimlere meraklı genel okur kitlesinin dikkatinin dışında kalmış metinler olabiliyor. Biz bu çeviriler vasıtasıyla bu kabilden kıymetli eserlerin de gündeme alınmasına vesile olmak ve İslami ilimler etrafında seyreden okuma etkinliğinin gündeminin çeşitlenmesi ve zenginleşmesine hizmet etmek istiyoruz.
Şu ana kadar neşredilen kitapların birincil muhatap kitlesine ulaştığını söyleyebilirim. Kitaplık genişledikçe hedef kitlesinin de büyüyeceğini ve metinlerin daha fazla okuyucuya ulaşacağını tahmin ve de temenni ediyorum. Hâlihazırda aldığımız tepkiler oldukça memnun edici. Dizinin devamına yönelik heves ve arzumuz bu değerlendirmeler sayesinde daha da güçlendi. Okuyuculara ilgilerinden ötürü minnettarız. Bu dizide yer alan kitaplarla muhatap olan bir okuyucunun özel içeriğe sahip metinlere daha ilgili hâle gelmesi bizi mutlu edecektir. Bu sayede, gündemi meşgul eden ve çoğu zaman faydadan yoksun tartışmaların kendilerini daha değerli temalar ve meseleleri öğrenmekten alıkoymasına da izin vermeyecek; esas konu ve meselelere daha fazla ilgi gösterebilecektir.
Mülakatı sonlandırırken, bu kitaplık fikrini kendilerine açtığımız ilk günden beri teveccüh ve desteğini sunan Albaraka Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Fatma Kandemir’e ve kitapların yayına hazırlık aşamasında özveriyle mesai harcayan editörler Deniz Demirdağ Temel ve Zeynep Begüm Güney’e teşekkürlerimi sunmak isterim. Onlar sayesinde ilk hedefimize ulaştık ve 10. kitabımız olan İslam Hukukunda İlletler ve Hikmetler kitabını yayınlayabildik.
Yeni kitaplarda buluşmak üzere…
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.