1750₺ VE ÜZERİ ÜCRETSİZ KARGO!
Anasayfa
İletişim
Sepetim
Ürün
Hakkımızda
Kitaplar
Kategoriler
İslam Felsefesi
Hukuk Felsefesi
Siyaset
Kelam
Deneme
Edebiyat
Tıp Tarihi
İslam Düşüncesi
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Psikoloji
Yönetim
Finans
Bilim Tarihi
Antropoloji
Felsefe
İktisat
Yazarlar
Abbas J. Ali
Abbas Mı̇rakhor
Abdolhossein Zameni
Abdulkadir Atar
Abdülazîz ed-Dûrî
Abraham L. Ludovitch
Adam Ng
Adem Levent
Ahmad A. Alkhamees
Ahmad Kaleem
Ahmad Kaleem
Alun Munslow
Alparslan Babaoğlu
Amal Naser
Angelika Brodersen
Anita Barghigiani
Annemarie Schimmel
Arif Emre Gündüz
Arthur G. Bedeian
Aykut Alper Yılmaz
Baron Rafaele Garofalo
Beatrix Caner
C. Cengiz Çevik
Catherine Mayer
Cemal Şakar
Cesare Lombroso
Charles Homer Haskins
Cheng Lin
Chris Laszlo
Christopher Alexander
Christopher J. White
Christopher J. White
Cicero
Cristina Trullols
Daniel A. Wren
Daromir Rudnyckyj
Dave Sherman
Devin Singh
David T. Courtwright
David Van Reybrouck
Donald Robertson
Dr. Jerome Groopman
Dr. Nebihe Muhaydelî
Dr. Osman Öksüzoğlu
E. R. Doods
Ebu'l-Fazl Ca'fer b. Ali Ed-Dımeşki
Edgar Henry Schein
Edmund Husserl
Edward D. Hess
Eldar Hasanoğlu
Elif Yemenici
Emile Brehier
Emmy Abdul Alim
Eric Battut
Ernest Renan
Faisal M. Atbani
Fatih Ermiş
Fatıma Şerafeddin
Fatma Serap Karamollaoğlu
Fay Bound Alberti
Fehmi Jadaane
Francis Bacon
Filippo Osella
Francis Macdonald Cornford
Francisco J. Varela
Frank E. Vogel
Frank Griffel
Friedrich A. von Hayek
Friedrich Meinecke
Galenos
Galenos
Gene W. Heck
Geoffrey Moore
George Santayana
Gerald F. Davis
Hakan Şahin
Hans Kelsen
Hans-Johann Glock
Harris Irfan
Hartmut Rosa
Henri F. Ellenberger
Hossein Askari
Ilma Barros Pose
Immanuel Kant
Jacobus Erasmus
İbn Meymûn
İbn Miskeveyh
İbnü'l Heysem
İbnü'l Heysem
İrvin Cemil Schick
İskender Pala
İsmail Kara
Jens Beckert
John Morgan O Connell
John Cottingham
John R. Ehrenfeld
John R. Searle
Joseph Coelho
Judy Sorum Brown
Kadı Ebu Yusuf
Karl E. Weick
Kathleen M. Sutcliffe
Kathleen Miller Perkins
Kemal Sayar
Kenneth M. Setton
Kudsi Erguner
Kyo Maclear
Linda Robson
Lokesh Gupta
Loujaina Alassil
Lütfi Sunar
Lütfi Şeyban
M. Uğur Derman
Mabid Ali Al-Jarhi
Mahmood İbrahim
Mansor H. İbrahı̇m
Mary Gorham
Max Weber
Mehmet Asutay
Mehmet Bulut
Mehrzad Boroujerdi
Mervyn K. Lewis
Mıchel Fattal
Mohammad Hashim Kamali
Mohammed Bamyeh
Mohd Daud Bakar
Morgen Witzel
Muhammad Al-Bashir
Muhammed b. Hasan Şeybânî
Mustafa Özel
Muzaffar Alam
Mücahit Özdemir
Nafis Alam
Noureddine Krichene
Nuh Arslantaş
Nuri Sağlam
Oleg Grabar
Osman Akyüz
Otto Rank
Ömer Emeç
Patricia Sloane-White
Paul Oslington
Paul Werder
Prof. Dr. Cengiz Anık
Prof. Dr. Jon Miller
Prof. Dr. Sabri Orman
Prof. Dr. Ümit Meriç
R. J. Hankinson
R.D. Laing
Rashin Kheiriyeh
Rhoads Murphey
Richard Boyatzis
Richard Ovenden
Richard Sorabji
Robert E. Quinn
Robert J. Shiller
Roger Saillant
Ronald L. Numbers
Roselyne Rey
Salman Syed Ali
Samar Attar
Samir Alamad
Samiul Hasan
Samuel L. Hayes
Sanjay Subrahmanyam
Sara Sanchez
Saskia Sassen
Scott Sonenshein
Semih Sefer
Simon Swain
Susan Quinn
Terry Peach
Tessa Morris-Suzuki
Thomas Bauer
Thomas Luckmann
Titus Burckhardt
Tuğba Coşkuner
Valentino Cattelan
Vincent Barnett
Wang Fang
William Dalrymple
Yunus Nacar
Zamir İqbal
Zbigniew Kotowicz
Sanat
Takvimler
Koleksiyonlar
Yarışmalar
Sergiler
Akademi
Eserler
Levhalar
Masaüstü Hat Tabloları
Saatler
Çocuk
Blog
İletişim
Anasayfa
>
Blog
>
Röportajlar
>
Osman Bayder ile Amel, Ahlâk ve Saadet
Osman Bayder ile Amel, Ahlâk ve Saadet
Osman Bey merhaba, öncelikle okuyucularımızın sizi daha yakından tanıyabilmeleri ve yolculuğunuzdan haberdar olabilmeleri için kişisel serencamınızdan biraz bahseder misiniz?
Merhabalar. 1983 yılında Bitlis-Tatvan’da doğdum. Liseye kadar Tatvan’da okudum. 2006’da Ankara İlahiyat Fakültesinden mezun oldum. Aynı üniversitede İbn Haldun’un İslam hukukuna dair görüşlerine yönelik bir tez ile yüksek lisansımı tamamladım. 2015 yılında Erciyes Üniversitesinde “Kurucu İmama Muhalefetin İmkân ve Sınırı” isimli tez ile İslam hukuk alanında doktoramı tamamladım. 2010 yılından beri Erciyes Üniversitesinde İslam hukuku alanında çalışıyorum.
Amel, Ahlâk ve Saadet
Albaraka Yayınları’ndan yayımlandı. Bu kıymetli eser okuruna ne vadediyor? Günümüz insanına neler söylüyor?
Gazzâlî, kitabının girişinde bu eseri yazma amacının, kişiyi ahiret saadetini ulaştıracak eylemlerin (amel) neler olduğunu göstermek olduğunu söyler. Eserin ismi her ne kadar konusunun insan eylemleri olduğunu söylese de Gazzâlî’nin “eylem” ile kastı sadece namaz, oruç, muamelat gibi eylemler değildir. O, güzel ahlakın da eylem kapsamında olduğunu düşünür. Bu kitap, asıl itibarıyla insanın arzularının terbiye edilmesinin yolunu göstermeyi hedeflemektedir. Gazzâlî bu hedefi doğrultusunda nefsin tezkiyesi, amel-ilim ilişkisi, sufilerle ehl-i nazarın saadete ulaşma yolunun farklılığı, saadete götüren ilmin hangisi olduğu, heva ve nefis ile mücadele, ahlakı değiştirmenin mümkün olup olmadığı ve bunun yöntemi, insanların temel fazilet ve erdemsizlikleri, saadete ulaştıran ilim yolunda öğrenci ve hocanın vazifeleri, dünyadaki gamı yok etmenin yolları, ölüm korkusu ile mücadele gibi birçok meseleyi birbiriyle irtibatlı olarak ele almaktadır. Bu eseri okuyanlar bu tür konular üzerinde düşünme imkânı elde edebilecektir.
İlmin fıkhını yazmış bir alim olan
Gazzâlî’nin
Amel, Ahlâk ve Saadet
eseri çerçevesinde
sizin bir ilim talebesine vereceğiniz en önemli öğüt nedir?
Gazzâlî bu eserinin iki yerinde şu meşhur sözü dile getirir: “Biz Allah dışında başka gayeler güderek ilim tahsiline koyulduk ancak ilim Allah’tan başka bir gayeyle tahsil edilmeğe rıza göstermedi.” Bu eser kimlerin ilim öğrenmesi gerektiğini, ilim öğrenecek kişilerin ve ders verecek hocaların ahiret saadetine ulaşmak için hangi noktaları göz önüne almaları gerektiğini gösteren bir eserdir.
Peki, bu kitabın çeviri süreci sizin açınızdan nasıl gelişim gösterdi? Çeviri çalışması tümüyle bir düşünce ya da yazı içeriğinin literal olarak aktarılması mıdır? Bu konudaki görüşlerinizi paylaşabilir misiniz?
Bazı eserleri literal olarak doğrudan günümüz insanlarına aktardığınız zaman eser ile okuyucu arasında büyük bir uçurumla karşılaşırsınız. Bu yüzden de günümüz insanlarının anlayacağı bir üslup ve anlatım farklılığına başvurmanız gerekebilmektedir. Ancak Gazzâlî’nin
Amel, Ahlâk ve Saadet
:
Mizânu’l-amel’
inde
böyle bir uçurum göremiyoruz. Çünkü konusu insan. Üzerinden bu kadar zaman geçmesine rağmen insan ahlakı, zaafları, nefsi ve kusurları anlaşıldığı kadarıyla hiç değişmemiş. Bu açıdan çeviride büyük oranda Gazzâlî’nin üslubuna müdahale etmemeye çalıştık. Eserin Türkçesini okuyacak kişilerin Gazzâlî’nin naif üslubunun lezzetini alacağını düşünmekteyiz.
Gazzâlî’nin bu eserinin sonraki dönemlere etkisi nasıl olmuştur? Özellikle İhyâu ulûmi’d-din, kelam ve felsefe eserleriyle kıyasladığımızda bu eserinin de ciddi bir etkisinin olduğunu söyleyebilir miyiz?
Gazzâlî’nin
Amel, Ahlâk ve Saadet
:
Mizânu’l-amel’
inin özellikle son dönemlerde ihmal edildiğini söyleyebiliriz. Ahiret saadetine ulaşmak isteyen bir Müslümanın el rehberi olması bakımından son derece önemli bir eserdir. Bu eser İslam dünyası dışında da şöhret bulmuştur. Çok erken dönemlerde (1200’lü yılların başında) Abraham İbn Hasdai Ben Samuel Ha-Levi isimli bir Yahudi tarafından “Moznei Zedek” ismiyle İbranice’ye çevrilmiştir. İbraniceye çevrilmesi o dönemde Batı’da yer alan birçok Yahudi’nin bu kitabı okumasına ve bir şekilde bunu Batı dünyasına aktarmasına katkı sağlamıştır. Nitekim ünlü Yahudi ansiklopedisi Jewish Encyclopedia’nın editörü Isaac Broydé (ö. 1922) Orta Çağ Yahudi düşünürleri arasında Gazzâlî’nin otoritesinin onun felsefe ve felsefecilere yönelik eleştirileri aracılığıyla değil, daha ziyade onun ahlaki öğretileri aracılığıyla tesis edildiğini ve bu etkinin büyük oranda
Mizânu’l-amel
vasıtasıyla gerçekleştiğini söylemektedir.
Son olarak okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesaj ya da öneri varsa aktarmaktan memnuniyet duyarız.
Eskiler kitapların en büyük teselli kaynağı olduğunu, kitaplarla teselli bulanların mahzun olmayacağını söylerler. Yine yalnızlık ve yabancılaşmaya karşı en büyük sırdaşın kitaplar olduğu çünkü kitapların sohbet eden bir dil ve içimize bakan bir göz olduğu söylenir. Gazzâlî gibi bir alimin eseri söz konusu olduğunda bu sözler daha anlamlı hâle geliyor. Gazzâlî’nin insana, ahlaka ve insan eylemlerine dair söyledikleri son derece anlamlı ve bunlar üzerinde titizlikle mütalaa edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ebu Hanife’ye atfedilen güzel bir sözle bitireyim: “İlme dayalı olarak yapılan az miktardaki eylem (amel), cehaletle yapılan çok miktardaki eylemden daha hayırlıdır.”
Röportaj:
Deniz Demirdağ Temel
Etiketler:
röportaj
Kasım 11, 2024
Listeye dön
Ara
Kategoriler
Kitap Tanıtımı
Röportajlar
Duyuru
Son Blog Yazıları
KALBİN HAKİKATİ ve HAYRET UYANDIRAN HALLERİ
SUÇLU İNSAN
Okudukça Kazan
Mahmut Kamadan ile Batı Doğu Yakınlaşmaları: Avrupa’nın İslam Dünyası ile Buluşması
Kalbin Hakikati ve Hayret Uyandıran Hâlleri – İmam Gazzâlî
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR